|
Ülkemiz kentlerinde henüz alan ölçeğinde bir uygulaması bulunmayan TDT’nin, özellikle ulaşım mekânlarında, mühendislik uygulamalarına yönelik hız kesici öğelerinden sadece bir ikisi belli yollarda uygulanmaktadır. Ancak bu uygulamalar:
- Teknik anlamda projelendirilmediğinden,
- Uygun öğe ve malzemeler kullanılmadığından,
- Uygulanan öğelerin kullanımında mevcut trafik yönetimi anlayışı aşılamadığından,
- Kullanılan öğenin bir TDT öğesi olmasına karşın bu tasarım kavramı hakkında ya da bilgi sahibi olmak istememekten,
Sebeple ulaşılmak istenen trafik güvenliği seviyesine varamamakta, bazı kesimler de ise motorlu ve motorsuz taşıt sürücüleri ile yayaların trafik güvenliğini tehlikeye atacak boyutlarda zararlı olmaktadır.
Ülkemiz kentlerinde henüz alan ölçeğinde bir uygulaması bulunmayan TDT’nin, özellikle ulaşım mekânlarında, mühendislik uygulamalarına yönelik hız kesici öğelerinden sadece bir ikisi belli yollarda uygulanmaktadır. Ancak bu uygulamalar, Teknik anlamda projelendirilmediğinden, Uygun öğe ve malzemeler kullanılmadığından, Uygulanan öğelerin kullanımında mevcut trafik yönetimi anlayışı aşılamadığından, Kullanılan öğenin bir TDT öğesi olmasına karşın bu tasarım kavramı hakkında ya da bilgi sahibi olmak istememekten, Sebeple ulaşılmak istenen trafik güvenliği seviyesine varamamakta, bazı kesimler de ise motorlu ve motorsuz taşıt sürücüleri ile yayaların trafik güvenliğini tehlikeye atacak boyutlarda zararlı olmaktadır. Ülkemizde TDT tasarımının ilk defa gündeme getirilmesi Kaplan, H. tarafından 1992’de düzenlenen 1. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu’nda “Sokak Mekânlarının Tasarlanmasında Paylaşımlı Yol Düzenlemeleri, Woonerf Tasarım İlkeleri ve Kentlerimizde Uygulanabilirliği” adlı bildiri ile olmuştur(9). Kaplan bu bildiride TDT’nı TDT öğelerinden olan woonerf’in[1] kentlerimizde uygulanabilirliği yönüyle ele almaktadır. Yine 1992’de Ankara’da yapılan 4. Toplutaşım Kongresi’nde Kaplan,H., tarafından “Büyük Kentlerimizde Trafik Rahatlatma Önlemleri, Trafik Bütünleştirmesi ve Toplutaşım Sistemlerinin Yeri” adlı bildiride TDT tanıtılmıştır(14). 1995 yılında İzmir’de yapılan 1. Ulusal Trafik Sempozyumu’nda, Kaplan, H. “Trafik Güvenliği Açısından Kent Planlamanın Önemi ve Bazı Öneriler”, adlı bildirisinde TDT tanıtmayı sürdürmüştür(15). 1995’te İstanbul’da yapılan 5. Kentsel Tasarım Sempozyumu’nda Kaplan,H., tarafından sunulan “Kent Koridorlarından Kent Mekanlarına: Sokakların Trafik Koridorlarından Yaşam Mekanlarına Dönüşümü İçin Trafik Durultma Tasarımı” adlı bildiri ile TDT kavramı bugün kullandığımız adıyla gündeme gelmiştir(16). Kaplan, Yurtdışı literatüründe “Traffic Calming” olarak adlandırılan tasarımları Trafik Durultma Tasarımı olarak Türkçeleştirmiştir. 1998 yılına gelindiğinde 9. Ulaştırma Şurası’nda, Sonuç Raporu, Sorunlar ve Önlemler kısmında, Ülkemizdeki mevcut trafik sorunlarından bahsederek TDT’na 2 paragraflık yer ayırmıştır(17). Gazi Üniversitesi, Trafik Planlaması ve Uygulaması Anabilim Dalı’nda bu konuyu içeren dersler açılmış, dönem projeleri ve yüksek lisans tezi çalışmaları başlatılmıştır. Bu konuyla ilgili yapılan bir yüksek lisans tezi Almasri, Z., tarafından 2001 yılında hazırlanan “Trafik Durultma Tasarımı Elemanlarının Ortadoğu kentlerinde Uygulanabilirliğinin Araştırılması : Gazze Kenti Örneği” adlı yüksek lisans tezidir.(18) TDT 2001 yılında yayınlanan, Devlet Planlama Teşkilatı Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Ulaştırma Özel İhtisas Komisyonu, Kentiçi Ulaşım Alt Komisyonu Raporu’nda “Trafik Durultma” olarak yer almış Trafik Durultma Tasarımı ülkemiz için çok yeni sayılabilecek bir kavram olmasına karşın: “Konut alanlarında tamamen trafiğe kapalı yaya alanlarının yanı sıra, özellikle ara sokaklarda, doğru bir tasarımlandırmayla yavaşlatılmış trafikle yayanın birlikteliği sağlanmalıdır. Bu tür trafik durultma (traffic calming) önlemleri gelişmiş ülkelerde uzun süredir uygulanmaktadır ve ülkemizde de bu deneyimlerden yararlanılabilir. Böyle düzenlenmiş bölgelerdeki yaya bağlantılarının toplutaşım istasyon ve durakları ile bütünleştirilmesi önemlidir. Ayrıca konut alanlarında yaya yolculuklarının niteliğini daha çok okul yolculuklarına (özellikle ilk ve orta öğretim) yönelik olduğu düşünülürse, konut bölgelerinde oluşturulacak yaya yollarının, paylaşımlı yol düzenlemelerinin (ve bisiklete yönelik düzenlemelerin) okullarla olan bağlantıları da sağlanmalıdır. Yaya bölgelerinin çekiciliğini artırmak amacıyla sosyal kültürel etkinliklerin yapılabilirliğini özendirici önlemler belediyelerce alınmalıdır.” Şeklinde yer almaktadır. VIII. 5 yıllık kalkınma planında yurtdışında TDT konusunda ulaşılan bu tecrübelerden ülkemizde de yararlanılabileceğinin altı çizilmektedir. 2003 Yılında Ankara’da düzenlenen. Trafik ve Yol Güvenliği Kongresi’nde Kaplan H ve. Güzelküçük B. Tarafından “Trafik Durultma Tasarımı: Mekânsal Tasarım İle Yol Ve Trafik Güvenliğinin Sağlanması Yöntemi”(4) adlı bildiride TDT tasarımları hakkında bilgi verilerek belli öğeleri tanıtılmaktadır, yine 2003 yılında Kaplan H ve. Güzelküçük B., Ankara Makine Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen IV. Ulaşım Ve Trafik Kongresi’nde “Kentleşme ve Trafik: Örnekler, Sıkıntılar ve Özlenenler”(5) adlı bildiri ile TDT tasarımlarıyla kentlerimizde özlenen trafik güvenliğinin ve daha yaşanılabilir kentsel mekanların sağlanabileceği üzerinde durulmaktadır. 2004 yılında yapılan 2.Trafik ve Yol Güvenliği Kongresi’nde TDT sürdürülebilirlik yönüyle de ele alan “Kentlerde Sürdürülebilir Trafik Güvenliğinin Sağlanmasında Trafik Durultma Tasarımının Yeri” adlı bildiri Kaplan H ve. Güzelküçük B. tarafından sunulmuştur |